Samsun Yurt Savunma

CHP, Ekrem İmamoğlu ve diploma meselesi!

11 Şubat 2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi, Parti Meclisi’nin aldığı bir karar sonucu, muhtemelen parti içinde daha fazla ayrışmalara vesile olunmaması gayesiyle cumhurbaşkanlığı aday adayı belirleme hususunda bir karar alınmış ve 23 Mart 2025 Pazar günü yapılacak bir yoklamayla cumhurbaşkanı adayını belirleme ve böylece tabanına işte adayınız deme noktasına işi getirmiştir. 
   
Bu durum Cumhuriyet Halk Partisi’nin genetiği açısından hiç de anormal değildir. 1920’den 1946 yılına kadar göstermelik seçimlerle ancak tek kişinin belirlediği milletvekilleri, tek şef tek Önder despotizmi ile yönetilen bir ülke inşaa ettiler. Bu durum o günlere duyulan özlemin ciddi bir yansımasıdır. Zira Cumhuriyet Halk Partisi ömründe halkın gerçek anlamda oylarıyla sandıktan çıkarak iktidar olmuş bir parti değildir. 
    
Ya askeri darbeler sonucu müstakilen iktidar olmuş veya askeri yönetimin paydaşı, yanında figüran olarak yer almış tabiatıyla da dünyevi nimetlerden nasipdar olmuştur. Bu kafaya, soruyorum Allah aşkına iktidar nasıl teslim edilir? 

Tek kişiyi delegelerinizin önüne getirecek; "Buyrun partimizde bundan başka ikinci bir cumhurbaşkanı adayı vasfını taşıyan adamımız yok. İstesenizde istemeseniz de bu adaya oy vereceksiniz! İşte müstakbel cumhurbaşkanı adayınız, buna mecbursunuz şimdiden sizi şartlandırıyorum ayağınızı ona göre denk alın! 

“Hatta o kadar ki, muhtemel çıkabilecek adaylara da şimdiden gözdağı veriliyor. Yani bakın, biz CHP olarak bu kadar masraflara girdik, İmamoğlu ise İstanbul Belediyesinin tüm imkanlarıyla bütün Türkiye’yi mitinglerle fellik fellik dolaştı bunca masraf boşuna mı? 

İstanbul’un ve İstanbullunun hakkı olan paraları bir ön seçim adına Türkiye genelinde harcayan bir adamdan ve ona bu yolu açan bir partiden bu millete şerden başka hiçbir hayır gelmez, bu böyle biline! Herkes aklını izanını şuurunu buna göre kullansın ve kuşansın!
   
Açık bir şey ifade edeyim, dünya genelinde bugün Egemen güç diye bilinen ABD’nin cumhurbaşkanı Trump ne kadar itici ve nefret uyandırıcı bir karakter olarak tezahür ediyorsa, ben öteden beri Ekrem İmamoğlu denilen zatî da aynı derecede itici, asla güven ve itimat telkin etmeyen, davranış biçimlerinde mutlak karakter denilen hasletleri barındırmayan bir kişilik zaafı içerisinde olduğunu gördüğümü ifade etmek isterim. 
  
Yani bazı insanlar vardır bakarsınız gerçekten size itimat güven ve kendisine dayanma emniyeti hissettirir. Bunu asla imamoğlunda görmek mümkün değil. Hangi siyasi düşünceyi temsil ediyor olursa olsun bu karakterlerden ne ülkeye ne de o ülkenin geleceği açısından komşusu ve ilişkisi olan ülkelere güven vermesi asla söz konusu değildir. İşte şu anda Trump vakasını görüyorsunuz. İki ayda neredeyse bulunmayan insanlık sermayesi ile ülkesinin ikinci ve üçüncü ülkelerle münasebetlerini yer ile yeksan eyledi. Bütün Amerika’nın o güçlü satfet  ve devletine rağmen! 
   
Allah göstermesin, İmamoğlu yarın ülkenin cumhurbaşkanı olsa,  bu adama kim nasıl itimat edebilir? Daha diplomasıdaki şaibe‘yi ortadan kaldıramamış, belediye başkanlık dönemi yolsuzluklarını aklayamamış, üstüne üstlük yeni yeni Yolsuzlukları ve belki sadece İstanbul belediyesinin kaynaklarını iki aydır ülke genelinde yaptığı tur ve programlarla heba etmiş olan bir adama eğer hesap soracak bir devlet yoksa, zaten bu devlete bu adam fazla bile denir. Yok hesap soracaklar varsa tezelden hiçbir tereddüte mahal bırakılmadan,  kimin seçildiği toplumun hakkını başka zeminlerde kullandığı gerçeği gözardı edilmeden hesabı mutlaka sorulmalıdır. 
   
Doğu ve Güneydoğu’da bir çok ilin belediye başkanlarıyla İstanbul’da bazı ilçe belediye başkanı ve yöneticilerinin azledilip kimisinin cezaevine kimisinin de doğrudan görevden uzaklaştırlarak mahkemelerde hesap verdiği gerçeği ortadayken kayyumların  atandığı bu belediyelerden Allah aşkına İstanbul’un ne farkı var? Birisi dağa, Kandile  para ve kaynak gönderdi,  diğeri de milletin kaynağını, annesinin ak sütü gibi hakkı olan paralarını, kendi ikbal ve istikbali hayali peşinde itlaf ve israf etti. Akıl bunun hesabının sorulmasının gereğine karar vermez mi? İster kayyum atansın ister atanmasın, sadece bu son iki aylık yolsuzluğun hesabı sorulmazsa, onu sormayan Yargıdan da hukuktan da devlet idaresinden de ilahi huzurda davacı olacağım. 
   
Tramvaylarının işlemez hale geldiği, yürüyen merdivenlerin çalışmadığı, Marmaray’ın zeminininde yüzlerce insanın elektriksizlik ve havasızlık yüzünden ölümle burun buruna geldiği İstanbul’u yönetmekten aciz olan bir zata ülkeyi teslim etmek öyle mi? Allah’ım aklıma mukayyet ol! 
  
Hiç düşünebiliyor musunuz, tek kişi ve cumhuriyeti kuran parti olduğunu söyleyen bir fırka onun peşine takılmış ve ülkeyi de aylardır bu rezil senaryoyla meşgul edeceksiniz. Adına demokrasi diyeceksiniz rakipsiz bir pehlivanı mindere çıkarılıp ülkede en azından, ikinin ikincisi olarak  cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla takdim edeceksiniz. Hakikaten bu insanlar akıllarını ya zayi etmiş veyahut da Kılıçdaroğlu’nu sandıkta yendikleri yeşil dolar ve Eurolarla, dağıtılan tablet en kaliteli telefon,  nakit para ve rüşvetlerin arkasının geleceğini ummaktadırlar. Biline ki bunları ben itham  etmiyorum bizzat CHP kendisi ifşa ediyor! Bunun içindir ki konu belli boyutlarıyla yargıya taşındı ve umarım en kısa zamanda da sonuçlanmış olur.
    
Aldığı iddia edilen, İstanbul Üniversitesi işletme fakültesi İngilizce bölümünden diplomasının şaibesini ortadan kaldıramayan bir adamın bunca rezalet ve şaibeyle talip olduğu göreve bakar mısınız? 

100 yıllık köklü bir partinin yönetim kadrolarının el değiştirmesi arkasındaki esrar perdesinin bunda ne kadar müessir  olduğunun farkında mısınız?
   
Ey millet! Biliyorum bu senaryolar çok önemli mahvellerde yazıldı ve sahneye kondu, sen de bunun farkındasın, hesabını, kitabını ona göre tut. 
   
Hayatı ve her şeyi entrika üzerine inşa edilmiş bu siyasi madrabazlığa son verecek olan sensin. Yoksa akibetin, İstanbul’un maruz kaldığı bugünkü yaşanmışlıktan farklı olmayacaktır.
   
Allah önce CHP’ye sonra da aziz milletimize basiret-i Kamile ihsan eylesin. Selam saygı ve dualarımla!..