Samsun Yurt Savunma

Bahçeli'nin çıkışı ne anlama geliyor, kimler rahatsız oldu!

1980 öncesi Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisiyim. Sayın Bahçeli ekonomi hocam. Biz de okula gitmek, okumak için deli dolu olmak zorunda olduğumuz zamanları yaşıyoruz. 

O vakitler, Apocular (bu günkü PKK) diye bir yapı var ve CHP içinde barınıyor. Arkadaşlar benim için "Osman kendini öldürtecek, Kızılay'da yalnız geziyor rahat da durmuyor demişler. Bunun üzerine Sayın Bahçeli beni çağırdı. Odasına gittim. Misafir sandalyesine buyur etti, oturdum. Eline bir kalem aldı ve bana uzatarak direk olarak şu ifadeyi kullandı. "Bak Osman şu kalemi görüyormusun bir gün gelecek, kalem kazanacak şimdi gidiyorsun bir yabancı dil kursuna ve ödemeyi benden alıp yapıyorsun" dedi. Ve zaman geçti kalem kazandı. 

SAYIN BAHÇELİ NE DEDİ
Sayın Bahçeli'nin ne dediğine girmeden önce, bir anımı anlatmam gerek...

2011 yılında Erzurum'da görev yaptığım sırada, bir lokantada yemek yiyorum.  Henüz reşit olmadığını düşündüğüm genç bir çocuk, masama geldi ve yemek sipariş etti. Beklerken bana PKK propagandası yapmaya başladı. Ben de sözünü keserek "Evlat !!! Beni bir dinle" dedim ve sustu. "Bak evlat çok gençsin ve farkında olmadan bir refleks ile sana evlat dedim. Sana bir Amerikalı, bir İngiliz veya bir Yahudi evlat der mi"? "Demez abi" dedi. "Sen de bana abi dedin" dedim.  

"Aaaa evet" dedi. "Peki sen o yabancılara da abi der misin? dedim. "Demem" dedi. "O hal de bize birbirimizden daha yakın, hangi yabancı olabilir. Elin Amerikalısı, İngiliz’i, Fransız’ı Yahudi’si sana benden daha yakın olabilir mi" diye sordum. "Olamaz abi" dedi. 

"PKK'nın yaptığı Kürdün işine yarıyor mu"? hayır! "Türk'ün işine yarıyor mu"? "Hayır" "Oğlum o zaman bu elin gavuruna neden askerlik yapıyorsunuz" deyince bu genç dumura uğradı. "Dahası burada hiç konuşmamış olsak. Sadece birbirimizi uzaktan birkaç kez görmüş olsak ve buradan uçakla 23 saat mesafede Avustralya'da caddede karşılaşsak ne yaparsın" diye sordum. "Boynuna atlar sarılırım" dedi. "Oğlum beni o kadar seviyorsan burada da sev, ben de seni seveyim, illa Avustralya'ya mı gidelim" deyince ayağa kalktık  ve boynuma sarıldı ve "Abi Allah razı olsun sen benim gözümü açtın, nasıl kandırıldığımı anladım" dedi. 

Yemek bittikten sonra giderken son sözlerinde, şahsi organik atığını PKK sofrasına emir kipiyle takdim ediyordu.   

Sayın Bahçeli de öyle bir çıkış yaptı ki, bu vatanda yaşayan herkesin kardeş olduğunu net bir şekilde vurgulayarak, dış mihraklarla işbirliği içinde olan ve takiye siyaseti yapanlara ve Siyonist küreselcilere tam bir samimiyet testi yaparak hepsinin ipliğini pazara çıkardı. Buradan kuyruğuna bastı, ciyaklama sesleri terörün sahipleri ve hamilerinden geldi. Sayın Bahçeli Türk baharı hayali kuranların aklını almıştır. Kimin ne istediği ne istemediği ileriki günlerde daha da belirgin hale gelecek. 

Kürt kardeşlerimiz de bundan gerekli dersi çıkarmalıdır. Terör odaklarına ve  Siyonist kan emicilere kendini daha fazla kullandırmamalıdır. 

İsrail, ABD ve Avrupa'nın büyük İsrail projesi Arz-ı Mevud hayalinin piyonu olmamalıdır! Sayın Devlet Bahçeli bu çıkış için en doğru kişidir.  

Ülkücüler Vatanperverlik ve Milliyetçilik konularında asla sorgulanamaz. Tam da bu gözetilerek aklı devletimiz gereğini yapacaktır. Türkiye'yi mükemmel bir gelecek beklemektedir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.  Allah şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık ve selamet versin.  Kalın sağlıcakla