Türk milletinin ve şehit yakınlarının bilmemesi gereken ne?
Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili TBMM'de kurulan komisyonunda alınacak kararların 10 yıl boyunca gizli kalacak olmasını eleştirdiği yazısında, "Türk milletinin ve şehit yakınlarının bilmemesi gereken ne?" diye sordu.
TÜRK MİLLETİNİN VE ŞEHİT YAKINLARININ BİLMEMESİ GEREKEN NE?
TBMM'de Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adıyla kurulan komisyonun, ikinci toplantısı 8 Ağustos 2025 günü yapıldı. Bu toplantıda, toplantının tam kapalılık ilkesiyle yapılması kararı, oy birliğiyle alındı.
Toplantı 5,5 saat sürdü. Toplantı tutanaklarının 10 yıl boyunca kamuoyuna açıklanmayacağı ifade edildi. Bu Açılım Komisyonuna katılan DEM Partililer ayan beyan herkesin bildiği gibi, 50 bin kişinin birinci dereceden ölümünden sorumlu bebek katili PKK terör örgütünün kurucu lideri Apo’yu temsilen, onunla parelel bu toplantılarda konuşma ve taleplerini bildirme hakkına sahipler.
DEM Partililerin o toplantıda bulunmalarının asıl nedeni, İmralı ile yapılan görüşmeleri İmralı’nın talepleri doğrultusunda, o komisyona taşımak ve seslendirmektir. DEM partililer hiçbir şekilde PKK’yı terör örgütü olarak eleştirmemekte, kınamamakta onun lideri Apo’yu da, teröristbaşı olarak görmemektedir!
Bunun böyle olmadığını söyleyen yalan söylemekte ve aklımızla, hafızamızla alay edercesine takiye yapmaktadır. Kimse aklımızla dalga geçmesin. Şehit yakınları bu gerçeği çok sayıda acı tecrübelerle öğrendi. Şehit yakını kimliğimle bir şehit ağabeyi olarak herkese soruyorum, şehit yakınlarının, Türk milletinin bu toplantıda konuşulan hangi gerçeği bilmesinde sakınca vardır? Şehit yakınlarına ve Türk milletine güvenmeyenler, hangi sırrı 50 bin kişinin katili Abdullah Öcalan’ın temsilcileri ile paylaşmakta, tutanak altına alınan görüşmenin tamamının teröristbaşı Apo tarafından bilinmesinde, bir sakınca görmemektedir?
Aklımızı yitirdiğimiz için değil ama, o kadar çok acı tecrübeler yaşadığımızdan bu durumu anlamaya aklımız yetmiyor, aklımız ermiyor. Şeffaflık ve şehit yakınları, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun neresinde? Bilen varsa lütfen, Türk milletine ve şehit yakınlarına bu durumu açıklasın?
10 yıl sonra atı alanın tamamen Üsküdar’ı geçtiğinde açıklanacak tutanaklarda, şeffaflık aramak aklımızla alay etmektir. Bu kafayla, bu hafızayla yola çıkan bu gemi, kıt aklımla söylüyorum yürümez. PKK terör örgütünün ve onun liderinin noktasına virgülüne kadar bildiği gerçekleri, şehit yakınlarından ve Türk milletinden gizlemenin gerçek nedenini elbette hem bir şehit ağabeyi, hem de bir Türk vatandaşı olarak bilmek istiyoruz. Bunda sakınca görmek nedir? Pazarlık yoksa, teröristle müzakere, al-ver yoksa, kim neden sakınca görmektedir?
Şehit yakını kimliğimle açık ve net ifadelerle PKK benim düşmanım diyorum. Benim düşmanımın taleplerinin açık açık görüşüldüğü, bu açılım komisyonunda biz kendimizi savunamayacak kadar aciz değiliz! Biz şehit yakınları çözüm komisyonunda neden yokuz? PKK terör örgütüne ve onun elebaşına, siyasi kimlik kazandırmaya yönelik atılan her adım, teröre verilecek teşvik primi olmaktan öteye gitmez, gidemez.
Binlerce şehidini kendi elleri ile kara toprağın bağrına, vatan sağ olsun diyerek evladını teslim eden şehit yakınlarını, anlamadan dinlemeden dayatarak terörsüz Türkiye hedefine nasıl ulaşılacak! Bunu bilen tahmin eden varsa açık açık Türk milletine anlatsın. Ama anlatılan kulağa hoş gelen bir masal olmasın. Türk milletinin masala, masalcıya ihtiyacı yok!
Eleştirenleri neredeyse vatan haini ilan etme aşamasında olanlar, neden terörsüz Türkiye’yi bir kişiye endeksleme yarışında, bunu da anlamış değiliz?
Bazı acı gerçekleri Türk milletinin ve şehit yakınlarının, öğrenmesinden endişe eden gerçekten kim? Başta Amerika olmak üzere hangi küresel güç bu süreci dayatmaktadır? Açılım dayatmasının sırrını elbette bilmek hakkımızdır. Terör yaparak, terör yaptırarak masaya oturanlar, silahı elbette bıraksın istiyoruz. Bu ülkede terörü şehitlerimiz yapmadı, yaptırmadı terörden de şehitlerimiz nemalanmadı!
Terörü yaptıranları, yapanları hepimiz biliyoruz! kKmse bildiği gerçekleri başkalarına özelliklede şehit yakınlarına tekrarlatmasın. DEM’liler İmralı ile Komisyon arasında Bebek katili Apo’nun talimatları çerçevesinde, hareket ederken anlatılanın, istenenin, verilenin, verilmeyenin bilinmesini 10 yıl öteleyerek açıklamamak şehit yakınlarını üzmekte ve kuşkulandırmaktadır.
Şehitlerimizi bir daha evlerine gönderemeyecek olanlar, 50 bin kişinin katili Apo’yu hangi gerekçelerle aklayıp, paklayıp evine gönderecek yada gönderecek mi? Şehit yakınlarında soru çok, komisyonda yanıt yok!
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





