Şehit annesinden Bahçeli'ye İmralı sitemi! İpini de alıp git!
Samsun'da şehit annesi Bedriye Hamlı, İmralı'ya gitmek ve Öcalan ile görüşmek için partisinin milletvekillerinden izin isteyen Devlet Bahçeli'ye "Meşhur ipini de alıp git" diyerek sitem etti.
Samsun Kent Haber köşe yazarı ve şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, İmralı'ya gitmek için Devlet Bahçeli'nin MHP Milletvekillerinden izin istemesi konusu ile ilgili, yazdığı köşe yazısında, annesi Bedriye Hamlı'nın bu duruma sitemini kaleme aldı.
Devlet Bahçeli ne yaptığını biliyor mu?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, net bir şekilde "Kimse gitmezse alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımla İmralı'ya gitmekten, bir masa başında yüz yüze gelmekten imtina etmem" dedikten sonra, milletvekillerine dönerek "Milletvekili arkadaşlarıma, dava arkadaşlarıma sesleniyorum, İmralı'ya gitmeme izin veriyor musunuz?" diye sordu. Ve toplantıya katılanlar Bahçeli'yi ayakta alkışlayarak destek verdiler. Bahçeli’nin bu çıkışını şehit yakını ya da, sıradan bir insan olarak kabul etmemiz mümkün değil!
Şehit annesi olan annem Bedriye Hamlı'nın isyanı, tepkisi ve ahı artık kabına sığmıyor, tavan yapmaya devam ediyor. Sormadan duramıyoruz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gerçekten ne yaptığını biliyor mu? Çıldırmış olmalı, şehitlerimize ihanet ettiğini düşünmüyoruz dersek yalan söylemiş oluruz. Bunca şehidimizi biz 'Terörsüz Türkiye' için şehit vermedik mi?
Bahçeli'nin restinden biz şehit yakınları utanıyor, kahroluyor ve çok inciniyoruz. Daha düne kadar, şehir meydanlarında elinde yağlı urganla 'Bebek Katili Öcalan idam edilsin' tiyatrosunda başrol oynayan bebek katilinin maketini idam eden Devlet Bahçeli'nin, bugünkü duruşu ve tavrı bir insanın ikinci yüzü olarak karşımızda, bir tokat gibi duruyor. Düşünebiliyor musunuz yıllarca şehitlerimizin cenazelerinde 'Apo bebek katilidir, derhal idam edilmelidir' diyenler şimdi o bebek katili dedikleri Apo'dan medet umar oldular.

Bir insan 180 derece dönerek, dün siyah dediğine, bugün ısrarla beyaz diyorsa, ona sormazlar mı; Ne yaptığının farkında mısın?
Biz şehit yakını kimliğimizle, bu soruyu elbette soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. Hiç kimse, hiç bir şehit annesinin tekrar tekrar incinmesine, şehitlerimizin kemiklerinin sızlamasına yol açacak, bir ihanet yoluna kapı aralanmasına önderlik yapamaz ve yapmamalıdır. Devlet Bahçeli'nin bu noktaya nasıl geldiğini bilmiyoruz. Ama rotasını İmralı'ya çevirmiş bir an önce onunla kavuşmayı hedefine koymuş, bir gemi gibi hareket ediyor. Doğrusu aklımızın sınırını da aşan açıklamalarıyla, PKK terör örgütü yandaşlarını ve uzantılarını şımartmaya devam ediyor.
Açık ve net ifade ediyorum; Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bunun farkında değil miyiz? Buna da eyvallah demek zorunda mıyız? Hiç bir şehit yakını şehit annesi aklını Bahçeli'ye kiraya vermedi. Şehit yakınlarını bu süreçte susturmak anlamına gelen hareketlerden, çok rahatsızlık duyuyoruz. 55 bin insanın ölümüne neden olmuş, tescilli ve azılı bir teröristbaşından medet ummak, dünyada hangi ülkede görülmüştür.
Bunu hukuk yoluyla hukuk devletine yaptırmaya kalkmak, doğru bir yol değildir. Hukuk devletinde adalet esastır. Suçu kanıtlarla sonuna kadar sabit olan ve cezası, her türlü yargı denetiminden hem ulusal hemde uluslararası denetimden geçmiş onanmış bir teröristbaşının adeta barış güvercini ilan edilmeye çalışılması sonderece manidardır. Kabile devletlerinde bile görülmeyen bir şeyi, hangi akıl kabul eder?
Türkiye'nin PKK terörüne 15 binden fazla şehit verdiğini unutan ve bu gerçeği unutturmak isteyen akıl ne yazık ki bebek katili Öcalan için her türlü kurtuluş yolunu açık tutmanın peşine düşmüştür. Bu konuda PKK terör örgütünün adeta siyasi kanadı gibi faaliyet gösteren DEM Parti milletvekilleriyle yarışırcasına bebek katili Öcalan’ın kurdurduğu, Öcalan’a umut hakkı korusunda as solistlik yapmaktadır. Aslında herkes kendisine yakışan rolü oynamak için çırpınıyor. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, izahını bir şehit yakını olarak kendime bile yapamıyorsam vay halimize, vay şehitlerimize. Demek zorunda kalıyorsam güvenecek kimsemiz kalmamış demektir. Yine de umudumuzu yitirmiyoruz.
Devlet Bahçeli İmralı'ya gitme isteğini net bir şekilde beyan ederek, durduğu yeri bütün koordinatlarıyla kamuoyuna açıklamıştır. Bende şehit annesi olan annemin söylediklerini açıklamak istiyorum.
Devlet Bahçeli'nin İmralı'ya gitme isteğine, annem şehit annesi Bedriye Hamlı'nın tepkisi çok sert oldu. Şehit annesi Bedriye Hamlı, "Ben şehit annesiyim. Devlet Bahçeli'nin süreçle ilgili attığı adımların hiç birisine razı değilim. İmralı'ya gitme isteğini, şehitlerimize yapılabilecek çok büyük bir saygısızlık olarak görüyorum. Bu ziyareti kim yaparsa yapsın, şehitlerimizi yok saymaktadır. Bu saygısızlığı asla affetmiyorum. Bahçeli İmralı'ya gidecekse, giderken tabii ki yanına sadece arkadaşlarını değil, o meşhur ipini de alıp gitsin. Devlet Bahçeli'ye ve onu alkışlayan dava arkadaşlarına, hakkımız sonuna kadar haram olsun." dedi.
Bir şehit annesi bunları söylerken, süreci bu şekliyle kim daha ne kadar savunacak ve dayatacaktır? Bebek katili Öcalan ne kadar güçlü birisi ki, şimdi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bile İmralı’ya gitmek istiyor? Bahçeli Öcalan'ın bebek katili olduğunu unuttu mu bilmiyoruz! Kimse böyle bir adımın şehit yakınlarının gözünde, bir ihanet adımı olduğunu hatırlatmayacak mı?
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





